Türkiye’nin eksiği ‘sürdürülebilirlikte etik’ konusu

Başak Nur GÖKÇAM

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), 2015 YILINDA BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve 2030 yılına kadar dünya genelinde sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmeyi amaçlayan bir dizi hedeften oluşuyor.

Bu hedefler, ekonomik kalkınma, sosyal kapsayıcılık ve çevresel sürdürülebilirlik arasındaki dengeyi sağlamayı amaçlayan evrensel bir çerçeve sunmaktadır. Sales Network Topluluğu da BM Sürdürülebilir Kalkınma Maddeleri’nden amaçlar için ortaklıklar, toplumsal cinsiyet eşitliği ve iklim eylemi başlıkları çerçevesinde ‘daha iyi bir dünya’ ideali amacıyla temelde satışın bir araya gelmesiyle bu amaca hizmet etmek için 2016 yılında kuruldu.

Organik bir büyüme sağladıklarının vurgusunu yapan Sales Network Topluluğu Kurucusu Ergün Güler, “Bugün topluluğun içinde 35 sektörden 120’nin üzerinde şirket var. Yani 1 trilyonun üzerinde bir ciroyu temsil ediyoruz. Bu büyümeyi kendimiz şirketlere giderek sağlamadık, tamamen organik bir büyüme sağladık. Çünkü bütün şirketlerin sürdürülebilirlik, toplumsal cinsiyet eşitliği, etik gibi alanlarda ajandaları var.

Biz de Sales Network olarak bunların tamamının buluştuğu ve hepsinin bir araya gelip, birbirlerinden öğrendikleri ortak bir amaca hizmet ettikleri bir yeriz. O yüzden de her zaman ülke ve dünya gündemine paralel gidiyoruz” dedi. Türkiye’de çok az konuşulan konunun etik olduğunu belirten Ergün Güler şöyle devam etti: “Bu konu büyük şirketlerin gündeminde var.

Etikten kastımız örneğin tedarikçiler, hayvanlar üzerinde yapılan testler, hizmetler. Şirketlerde bununla ilgili başlıklar açtık ama bununla ilgili konuşulacak şey bulunması sıkıntı. Bunun nedeni de gündemde etik konusunun yer almıyor oluşu. Kavramsal olarak etik konusu Türkiye’de çok konuşulan bir şey değil. Bizde ahlak gibi değerler konuşuluyor etik, yani ahlakla eş değer görülüyor ve eksik bir tanımlaması var. Bana göre etik, önümüzdeki dönemin en önemli başlığı olacak.”

Satış bölümlerindeki kadınerkek sayısı odağımızda

Şirketleri bir araya getirdikten sonra ajandaları üzerinde inceleme yaptıklarını belirten Güler, “Şirketler hem Türkiye’de hem globalde ne konuşuyor bunu anlamak istedik.

Bütün şirketlerde özellikle üzerinde durulan konulardan birisi toplumsal cinsiyet eşitliğiydi fakat hep ‘yönetim kurulundaki kadın-erkek sayısı’, ‘toplamdaki kadın-erkek’ sayısı gibi aynı şeylere bakıldığını gözlemledik. Ve sonucunda yeni bir perspektif getirerek ‘satıştaki kadın-erkek sayısını ekledik. Bunun nedeni satış bölümünde kadın sayısının gerçekten çok düşük olmasından kaynaklıydı” diye konuştu.

Satıştaki kadın-erkek sayısı üzerine ciddi bir şekilde çalıştıklarını belirten Güler şöyle devam etti: “Son 3 yıldır anket yapıyoruz ve şirketlerdeki o değişimi ölçümlüyoruz. Bu sayede hem bizim şirketteki etkimizi görme şansımız oluyor, hem de program partnerlikleri dediğimiz şirketlerden belli taahhütler alıyoruz.

Bunlar; stajyer kız öğrenci bulundurmak, toplumsal cinsiyet eşitliğinde satışa yönelik bir programın olması gibi şeyler. Bunlara yönelik somut çıktılar istiyoruz. Bu çıktıları da alıp Sales Network’un toplamda yarattığı fayda olarak lanse ediyoruz.” Yöneticilerin bakış açılarının şirketlere yansıdığının altını çizen Güler, “Bu durumu gerçekten ciddiye alan insanlar var ve durumu tam anlamıyla sahipleniyorlar.

İşte Sales Network bu damarı yakaladı. Sales Network Topluluğu’nu 3 kelimeyle tanımlarsak ‘vermek vermek, vermek’ diyebiliriz. Çünkü topluluktaki herkesin, dünyaya, topluma ve birbirlerine verdiği bir hikâye var içerde. İnsanlar kendileri gibi hisseden insanlarla aynı havayı solumak istiyorlar. O yüzden de içerde çok güçlü bir arkadaşlık var” dedi.

550 kız öğrenciye staj imkanı

2022-2023 yıllarında 550 kız öğrenciye staj imkanı, 240 kadına mentörlük, 80 kadına istihdam sağladıklarını belirten Güler “Biz Sales Network ile farkındalık yaratmanın da ötesinde artık hayatlara dokunmaya başladık. Örneğin mentörlük programına 200’den fazla kadın katılıyor. 2 yıldır da sosyal sorumluluk partnerimiz Darüşşafaka Cemiyeti ile kız çocuklarını destekliyoruz. Topluluk büyümeye devam ediyor. Aslında network etkisinin etkisini kullanarak yarattığımız bir değer bu. 10 Darüşşafaka öğrencisine de mentörlük yapıyoruz” dedi.

Pandemi bizi büyüttü

Kovid-19 pandemisi sürecindeki dijitalleşmenin etkisiyle topluluğun büyüdüğünü söyleyen Ergün Güler, “Biz 2020’nin 3-4 martında Summit’i yaptık. 600 kişi civarı bir katılım vardı. Hatta Ünilever 100 kişi katılır organizasyona, Mart’ın 2’sinde bizi aradılar.

‘Globalde karar çıktı, 100 kişinin üzerinde katılım olmuyor, biz gelemiyoruz’ dediler. Organizasyondan bir anda 100 kişi eksildi yani yüzde 15’i. Biz ise o dönem uçuşların durmasıyla birlikte online olarak toplantılarımızı sürdürmeye devam ettik. Hatta Ali Sabancı’yı da online olarak ağırladık.

Ve özellikle Ali Bey’in söyledikleri, topluluğu büyüttü. Ali Bey, pandemiye karşı kendi aldığı tavırları, insan olarak nasıl etkilendiği anlattı ve birçok insanın hayatına da dokundu. Biz de çok hızlı bir şekilde dijital refleks aldık. Organizasyonlarla da sektör sektör herkesi dinledik. Sales Network’un üye, dijital ve deneiymleri, logosu kısacası her şeyi pandemi döneminde elden geçirdik” şeklinde konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir